26 Ekim 2012 Cuma

VE İŞTE AŞK ORADA BAŞLAR



Gezegenimizdeki en güzel enstrümanlarız aynı besteyi oluşturmaya çalışan. Milyonlarca notaya basıyoruz her nefesimizde henüz kulaklarımızın duymamış olduğu.


Hayat denilen senfoniye sığarız az biraz. Bazen korodaki en tiz sesiz, bazen başına buyruk, hırçın bir soloyuz.
Bazen yalnızca adını bildiklerimizden bazılarının esleriyiz nefes aldıkları, dinlendikleri, nefeslerini toparlayıp başka notalara eşlik ettikleri.


Biz ki tam olarak bu noktada kendimizi kullanılmış, aldatılmış, terk edilmiş hissederiz, bu duyguların her biri sığarlığımızdandır.


Bir başkasının esi olmak onun var oluş sebebidir. Nasıl ki koşmak durmak için, yemek doymak için, uyumak uyanmak, susmak bağarmak içinse durmak gitmek, gitmek dönmek içindir. Giden döner bir gün unutur ayrılış nedenini. Herkes beslendiği, dinlendiği, toparlandığı eslere dönen en sonunda ve an gelir o esler de notalarını dökerlersolfej defterine ve işte aşk orada başlar.


Vaktinde gelen aşk yok derler, vardır ! Her aşk tam vaktinde dayanır kapıya. Evren akıllıdır. Evren insanı aşk ile beslenir ben ise hala açım.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder