19 Aralık 2011 Pazartesi

ABRA KADABRA

Sevişemediğim ilk aşkım gibisin hayat, durup da atlayamadığım o dağ, göremediğim geleceğim gibisin.

Öncem yoktu sanki, bugün neden var peki? Sevişemediğim geçmişimin var oluş nedeni bu günümün acısıysa, ölümümün vereceği acı nedir geçmişime?
Geçmişim hayatta kalır mı ben o ışık hüzmesinin içinden geçtiğimde de, acı çeker mi benim geleceğimin var olmayışından. Özler mi yok gelecek beklentisini, bir anlamı kalır mı geçmiş kavramının ben geçtikten sonra ondan.
Sevişemediklerimin gözleri arar mı beni akıp giden, benim için durmuş zamanda?

Ben, ben durmalı mıyım olduğum yerde, kaçmalı mıyım adını bildiğim, gittiğimde ağlayacak gözlerden?

Durup düşünmeli mi geçmişimi yoksa ileride geçmiş olmaya aday hayaller mi kurmalıyım?

Ben abra kadabra demeyi tercih ediyorum, hayal kurmaktansa konuştukça yaratıyorum. Aynı yatağa girip onunla çoğalacağım bir gelecek yaratıyorum kendime.
Geçmişime sevgilerle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder